13 Haziran 2009 Cumartesi

Senin ellerin...

Biliyorum. Oradasın.

Kelimelerin! İçimde,

Bir gelincik tarlası

Gözlerimden,

Uzun bir yolculuk geçiyor.

Aldığım her soluk

Sana akan ırmaklara el sallıyor

Kalbimden.

Serin bir rüzgâr yanağımı okşuyor

Senin ellerin.

Tıpkı çocukluğumda ki gibi…

Ben hep oradaydım aslında

Ve aslımda sana benziyordu

Her akşamüstü

Şehrin kalbi sızlarken

Bunu hep biliyordun…

neslihan öncel / düş

13 haziran 2009/ sakarya

12 Haziran 2009 Cuma

Seninle…

“Su üşüyor yatağında.
Sadece, bilmeni istedim... “


Göremediğin her kelimem,
duyamadığım sesinin yankısında kayboluyor.
Zaman geçiyor dünün çaresizliğinde.
Yetişemiyorum…
Yaktığım mumlar sönüyor bir bir…
Kırık bir salıncağın rüzgârda sallanan ipleri gibi
Nefesim zorlanıyor.
Geçer mi? Diye, sormuyorum kendime.
Susuyorum.
Avuçlarımdaki bir yudum su,
Senin sesin olsun.
İstiyorum!
Yüzüme değsin,
Sözlerin.
İstanbul olsun.
Gri bir duvarın önünde
Şarkılar söyleyelim
Boğazın sularına…
Birlikte.
Umut!!
Belki avuçlarında...
Görmediğimiz iklimlerin,
topraklarına kök salıyor..
Uzakta.
Derinden…
Öyle sessiz…
Sana bir şeyler anlatıyor...
Sabırla!
Saat 02.42... Gece oldu denizi olmayan şehrimde...
Ve ben kaldırı p başımı bakıyorum,
karşımdaki mavi duvara
Düş den bir hayat…

Her gece.

Seninle…



neslihan öncel/ düş

12 haziran 2009/ sakarya