biliyorum eski bir çocukluk düşüydük ayrı şehirlerde büyüyen.
belki kardeş, belki iki iyi dost, belki cebindeki mavi miskettim... belkide başını okşadığın tekir kedi ya da uyku öncesi annenin sıcak elleri, yastığının sağuk yanağı... belkide yanından geçmiştim ve sen saçlarımdaki sarı tokayı görmüştün. biliyorum eski bir çocukluk düşüydük sen ve ben... belki kardeş, belki iki iyi dost... belkide gözlerini kapadığında saklandığın yerdim kimsenin göremediği. ya da hep öyle olmak istedim...
neslihan öncel
yağmurlar yağıyor şehrin ağrıyan yerlerine mor bulutlu geceler göç ediyor yastığımın altında sana sakladığım son uyku rüzgar panceremin önünde sardunyalar yaprak döküyor bir mum daha yaktım karanlığa fitili tükenmekte zaman bitiyor...