ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2009 Çarşamba

sözünden dönmüş bir uykunun, yarım kalmış dauları...

..






"az sonra sesssiz bir yalnızlık başlayacak aramızda
sen orada dur şimdi... kal gelsin dizlerine...
sus gelsin dudaklarına... nefesini tut, duymayayım..
bilmeyeyim orada beni izlediğini..

ve bunu rüyalarına anlat o duvarın arkasında...."








içimden, öyle derinden bir yerlerden kelimelerden ırmaklar akıyor ağır ağır.. senin göçünü taşıyor hayalden denizlere... gözlerin mi dokundu dudaklarıma? ben mi öptüm gözlerini? hatırlamıyorum... sen elini saçlarıma sürdün, yağmur uyudu... sen gülümsedin, ay sustu.. kokunu hatırlıyorum... daha fazlasını değil. ya da daha azı yok ardına bıraktıklarında... buluta mecbur değildi yağmur. akacaksa akardı damardaki kan. ellerimdeki çizgiler yön değiştiriyor şimdi. yazgım bir düşe kanıyor...


kelime oyunlarından sıkılmış bir şiir kadar isyankar parmaklarım. neresinde kim var bu satırların... hangisini daha çok sevdim ki ben.. bilmiyorum... gidesi gelmiş bir gölgeyi durduramıyor zaman, uykusu kaçmış bir düşü kandıramyor hiç kimse.. sözünden dönmüş bir uykunun, yarım kalmış daularını yazıyorum şimdi. yeni göçler yaratıyorum... yeni bir kalp atışı, yeni bir nefes omuzlarıma, yeni bir rüzgar, yeni bir renk, yeni bir güneş belkide sabah olur diye... olurmu?

rengine mi aldanmıştı bileklerim? o yüzden mi ağır geldi soluğun kendine? bilmiyorum. gitmek istedin gittin... kelimelerce sustum sana... bilmedin şehrime yağan yağmurla uyudu gece.. görmedin karda bıraktığım ayak izlerini... artık sensizde uzun cümleler kuruyorum. camın önündeki menekşeyi seviyor gözlerim ve ellerim unutuyor dizlerini... yeni şarkılar dinliyorum, tanımadığım insanları selamlıyorum sokakta, korkmuyorum konuşmaktan... zaman geçip gidiyor.. haklıydın aslında, zamanla acında hafifliyor..



kesik cümlelerin var ben de kalan, eski bir mevsim gibi soluk, sararmış ve hüzünlü.. kanıyorda üstelik. bir devrim yap kendine ve gel son kez aslında. aslında son kez gel.. ve ben de kalan bu dilsiz göçü taşı...







neslihan öcel / adam

2009 kış








..

31 Ocak 2009 Cumartesi

uykum var...

.





"bana olan sana olsun... "






acıyor mu gerçekten?
evet acıyor!!! ama inan ki sebebini bilmiyorum..
kırgınmıyım sana?
evet!!! ben, yemin edebilirdim seninle en derin nefesleri aldığıma..
üzgünmüyüm?
evet!!!
sebebi..?
sebebi basit... sebebi fırtına.. sebebi yollar.. sebebi kış... sebebi SEN!!!





uykum var. anlıyor musun? uykum var... okyanusun diğer tarafına geçmek isteyişim bundan. cenneti düşlemiyorum elbette. biliyorum, ruh kesiklerimi hiç bir su iyileştiremez artık.. suda yanıyor.. canım gibi yanıyor sular. çığlıklarını duyuyorum. dalgalar yankı yankı geliyor kulaklarıma. tokat gibi çarpıyor. gece uyumak nasıl birşey diye merak ediyorum. başımı yastığıma koyduğumda, gözlerimi kapatıp rüya görmeyi hayal ediyorum. nasıl bir kuyuya düşmüşüm meğer, kokunu kurtarmak için uğraşırken. burası hep karanlık...uykum var. anlıyor musun? uykum var...









neslihan öncel / kırık zaman

2009 kış







...

25 Ocak 2009 Pazar

ay geceye dokunmazsa


...








...ay geceye dokunmazsa, kırılır dilde söz !!!










senin bildiğin birşey değildi gözlerimde gördüğün. bunu sana anlatamazdım.. sen susarken, söylemezdim sana ölümün rengini... uzak geceler biriktirdim, yastığımın altında.. kapadım gözlerimi sımsıkı. ölümü gördüm. sabahı bekledim. martı çığlıklarını, çalar saati, çocuk seslerini ve bir ihtimali ...










neslihan öncel / kırık zaman

kış 2009










...