17 Nisan 2008 Perşembe

bu yüzden...



"bunu ben istemedim"




Lanetlendi benim avuçlarım. Bu yüzden dokunamam sana. Cansız bedenlerin dumanıyla doldu nefesim. Şimdi öpemem omuzlarından. Hava inadına hala soğuk benim şehrimde. Bu yüzden ısıtamıyorum kelimelerimi. Üzgünüm. Bayat bir gece bıraktım ardımda. Sen sakın o sokaklardan geçme. Takılmasın gözlerin o evin camlarına. Bakma. Görme. Gelme. Dönme bu şehre.





"o sokak boş,
martılar yok"





Kırmızı bir ölümü iterek ilerliyorum boşluğa doğru. Sakinim, sen sakın merak etme. Tek tek atıyorum üzerimdeki izleri, renkleri, kokuları… O binanın tepesindeyim şimdi. Aşağıdaki sessiz kalabalığı izliyorum. Elerim göğsümde, tenim de bir ateş, gözlerim soğuk. Sadece bakıyorum. Aklımdan neler geçiyor kim bilir… Kim bilebilir ki ne çok şey geçtiğini, ne çok senin geçtiğini içimin dar sokaklarından…




“uzun cümleleri sana bıraktığımdan beri,
ben kısa yolculuklar yapıyorum…”




Dün geceki fırtınada bıraktım yatağımı, saten çarşaflara sardım düşleri ve kaçtım oradan. İnsanı sarhoş eden bir havası bu şehrin, anlayamıyorum. Yoruyor beni. Bitkinim. Kollarım uzanmıyor, ellerim dokunamıyor yokluğuna. Nefes alıyor birisi uzakta, bir fısıltı geliyor kulaklarıma. Duyuyorum. Ağaçlar uykusuz kalmış, ağlıyor o gölün kıyısında. Nasıl bir “eyvah” dökülüyor dudaklarımdan, bir bilsen… Ah bir bilebilsen keşke…



Her geceye yeni bir kurban istiyor aşk. Yeni izler bırakmak başka birilerinin bileklerine, tenlerine işlemek herhangi birinin kokusunu… Birbirinin rengini tutmayan, saç tellerinin yastığına düşme sebebi bu yüzden. Bu yüzden başka birine sırtını dönüp, duvara doğru gözlerini sımsıkı kapatarak uyuyormuş gibi yapıyorsun her gece. Her gece başka birini okşarken ellerin, biraz daha büyüyor aramızdaki çocuk. Çocuk hüzünlü bir aşka boyuyor bedenini. İstediğin bu değil miydi? Korkan sadece sen miydin yoksa? Tek korkanın sen olduğunu mu sanıyordun? Hayır, sana soru sormuyorum. Merak etmiyorum da cevaplarını. Sus. Lütfen sadece sus şimdi. Ben de korkuyordum aslında…






neslihan öncel/oda

16 Nis. 08










1 yorum:

phaloe dedi ki...

biliyorum ben..
az yada çok..bildiklerim korkmam için yeterli,kaçmam,sığınmam içim kendime.
hepimiz kendimize bu yüzden dönüğüz biraz da.
başıboş kalmış gibiyim,saldım kendimi çayırdan aşağıya,
çığ gibi büyümekte şimdi tüm yenilgiler..
tam da burda..
korkmamam lazım,
yakmalıyım tüm gemileri..