14 Nisan 2008 Pazartesi

olamasak da….




sen ve ben bir biz olamazken

biz ikimiz ayır ayrı şehirlerin yollarını ezberliyoruz şimdi

sen yanından geçen çocuğun gözlerine bakıyorsun

elindeki şekerleri uzatıyorsun ona

seviniyor,

gözlerini dikerek sana

gülümsüyor,

ben gibi oluyor çocuk

derin bir ah çöküyor dizlerine sonra

kalıyorsun kaldırımda

çocuk gidiyor, elinde şekerleri

ben önümden geçen kedinin narin adımlarını izliyorum

İçimdeki sırnaşık kadın herhangi bir kedi olmak istiyor sonra

ah! diyorum. ah! diyorum

susuyorum…

ardından bakıyorum

kedi gidiyor

bir ara sokakta kayboluyor gözden

sen ve ben bir biz olmazken

biz bir biz yaratmazken o mevsimde

küçücük şehirlere sığdıramazken bir bizi

trenler geçiyor, üstümüzden uçaklar

şehirlerarası uzun mesafe yollara bırakıyoruz avuç içlerindeki huzuru

ben burada yürüyorum

sen orada duruyorsun

sen bana

ben sana

ne kadar uzağız? aslında…

biz

yani sen

yani ben

şimdi sen o şehirde bir evde

o evde bir koltukta

o koltukta dizlerini çekerek kendine

oku…

ben bu şehirde bu evde

bu evde bu koltukta

okuyorum seni

biz olamasak da….



neslihan/oda


nisan 2008/02.03






3 yorum:

phaloe dedi ki...

biliyorum..bildiklerim var benim de elbet hayatta..
belki umut diye sana ama en çok özlemle..
insan görmediği birini özlemez deme..
oluyor işte..
sen olmak isteyip
sen olamayan bir sürü insan da okuyor seni,başka koltuklarda..
ve hepsinde aynı ah,
ah bu kelimelerin yaratıcısı ben olabilseydim..

*bu kelimeleri yaratacak kadar aşkı bilseydim..

efrasiyab dedi ki...

çorak topraklardan yapılmış olsada bahçe. yağmur beklemeye değer diyorsun:)

kaldirimcocuklari dedi ki...

"şimdi sen o şehirde bir evde

o evde bir koltukta

o koltukta dizlerini çekerek kendine

oku…" yüreğim sızladı.. çok güzel olmuş